Bayramlar, tatiller bitti… Koskoca yaz bitti… Deniz, güneş, kum üçlüsü ile zor da olsa vedalaştık:) Sizi bilmem ama ben bildiğiniz depresyonun eşiğindeyim. Her tatil dönüşü birkaç gün kendime gelemediğim, eve kapanıp düşüncelere daldığım doğrudur. İşte gene böyle bir gün oturmuş düşünürken attım kendimi Kuzguncuk sokaklarına.. Kendinize gelmenizin en iyi yolu, kendinizi sevdiğiniz sokaklardan birisine atmanızdır.

eylemmania-kuzguncuk-trend-postasi

Sizlere bu yazımda Kuzguncuk ‘ta gitmeyi sevdiğim mekanları yazarak, yarım günlük stres atmalı bir Kuzguncuk programımı paylaşmak istiyorum.

Kuzguncuk ufacık bir semt, ama her adım başında ayrı bir hayat, ayrı bir hikaye var. Denize doğru uzanan cadde İcadiye Caddesi, mahallenin adı ise Kuzguncuk… Çoğu zaman gidip deniz kenarına bile uğramadığım oluyor, çünkü bu mahallede kalmak deniz kenarına inmekten bile daha keyifli…

Sabahın erken saatlerinde nefis bir kahvaltı yapmak için Pita Cafe Kuzguncuk’ta güne başlıyorum. Genelde kedilerle beraber dışarıda oturmayı seviyorum. Kahvaltı tabakları 15-20 TL, pitalar ise 10-15 TL arasında değişiyor. Pita çeşitleri kaşarlı, peynirli, pastırmalı ve kavurmalı.

eylemmania-kuzguncuk-pita

Benim favorim ise domates ve beyaz peynirli pitası. Ayrıca börek çeşitleri ve taze simit de bulunuyor. Güzel kahvaltımızı yapıp, esnafla sohbetimizi edip, gazetemizi okuduktan sonra Türk kahvesi içmek ve biraz kitaplara bakarak ruhumu dinlendirmek üzere Nail Kitapevi’ne giriyorum.

Burası açılalı bir seneyi geçmiş, zaten binası o kadar güzel ki bir şekilde içine çekiyor sizi. Eskiden Perihan Abla dizisi vardı bir çoğunuz hatırlarsınız. Dizide Berber Muzaffer’in dükkanı olan ve dizide o günkü mahallenin buluşma noktası olan yer, bugünün Nail Kitabevi olmuş. Nail Kitapevinde çalışan gençlerle sohbet ediyorum onlar anlatıyor hikayeyi, zaten bir mahalleyi en iyi gene o mahallede yaşayanlar bilirmiş. Üst katlarda kitapları karıştırıp, dışarısında bir kahvemi içiyorum. Çünkü, kitapevi dışında Nail aynı zamanda cafe’de. Üstelik Meinl Kaffee bulunuyor benim en sevdiğimden:) Haftaiçi saat 20:00, haftasonu ise saat 20:30’a kadar açık.

Nail’de bir kaç saat geçirip, sokaklarda biraz dolandıktan sonra tekrar acıktığımı farkedip, harika bir döner yemek için Metet Közde Döner‘e giriyorum. Ama şimdiden uyarıyım öğlen saatleri yer bulmak çok zor oluyor. Pita’nın biraz ilerisinde sokağın köşesinde bulunan Metet gerçekten çok güzel döner yapıyor. Üstelik manda yoğurdu ve tava yoğurdu da harika. Döner fiyatları 20-25 TL arasında değişiyor. İskender Kebap da en çok tercih edilenler arasında. Tatlı olarak künefe, sütlaç ve şekerpare bulunuyor. Metet döner İzzet Çapa tarafından İstanbul’un en iyi 10 dönercisi arasında dördüncü sırayı kapmış..

img_2767

Dönerimi yedikten sonra tam eve doğru gitmeye hazırlanırken, yeni açılan Galette Cafe gözüme çarpıyor. İçerisinden öyle güzel kokular geliyor ki, içine girmemeniz mümkün değil zaten.. Hadi bir çay içip eve döneyim o zaman diyip oturuyorum. Ama o da ne! Bir tatlı büfesi ile gözgöze geliyoruz ki… En son çayın yanında brownie cookie yerken buluyorum kendimi. Hatta eve götürmek içinde şekerpare kurabiyelerinden alıyorum. Hepsi çok lezzetli ve başarılı. Sahibi Gamze Şeker, biraz sohbet ediyoruz. Kafede bulunan herşeyi kendisinin orada bulunan fırında pişirdiğini söylüyor. Üstelik bir çoğu da glutensiz. Cafe açılalı 1.5 ay olmuş ben çok sevdim, umarım Kuzguncuk mahallesi’de sever.

Bu kadar yiyip içmek yeter heralde:) Kuzguncuk sokakları, kapıları ve mekanları çok keyifli olunca yemeden içmeden dönmek de zor oluyor. Bu mahalleyi seviyorum.

img_2748