Anadolu’nun son yıllarda yükselen yıldızı Eskişehir… İstanbul veya Ankara’dan haftasonu 2 günlük kısa bir gezi ile gidip çok keyifli bir haftasonu geçirebileceğiniz güzel gezilesi şehir. Arkadaşımın düzenlediği 1 gece konaklamalı, çocuklu ve bol gezmeli bir tura katılarak yeni Eskişehir’i keşfettim. Hem tren yolculuğu yapmak, hem kısa süreli şehirden uzaklaşmak bana çok çok iyi geldi.

İşte sizlere “Eskişehir” turumuzun notları;

Öncelikle şunu söylemeliyim ki Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in büyük emeği ve Eskişehir sevgisi sayesinde son yıllarda çok büyük bir ilerleme göstermiş ve güzel projelere imza atmış. Ben Eskişehir’e en son 2006 yılında gitmiş ve bu seyahatimde gördüklerimin hiç birisini görmemiştim.  Eskişehir gelişimi açısından Yılmaz Büyükerşen’e bence çok şey borçlu ve de şanslı diye düşünüyorum. 

Şimdi gelelim detaylara;

Eskişehir özellikle çocuklar için bir cennet, ben küçük oğlum ile beraber yola çıktım. Sabah 08:40 treni ile Pendik Tren Garından hızlı trene bindik, yaklaşık 2,5 saatlik keyifli yolculuğun sonunda Eskişehir’e ulaştık. Tren gayet rahat ve güzeldi bence çocuklarımıza küçük yaşlarda tren yolculuğunu öğretmeli ve sevdirmeliyiz. Sadece yurtdışında tren gezileri yapmamalı yurdumuzda da tren yolculuğu yapmalıyız diye düşünüyorum…Benim minik Pokim çok sevdi tren yolculuğunu:)

Eskişehir ‘de ilk durağımız  Türkiye’nin ilk yerli otomobili olan“Devrim Otomobili”ni görmek oldu. 29 Ekim 1961’de ilk yerli otomobil olan “Devrim Otomobili” n den dört adet üretilmiş ancak yalnızca bir tanesi günümüze kadar ulaşmış. İşte Eskişehir’de Tülomsaş’ın müze bahçesinde camdan bir garajın içinde muhafaza edilen Devrim otomobili halen çalışır durumda. Işıklarının sağ tarafta ayaktan kumadalı olması ve bazı değişik teknik özellikleri sizi şaşırtıyor.

Eskişehir ufak bir şehir olmasına rağmen gezilecek yerleri, görülecek müzeleri konusunda oldukça zengin.  Şehrin en eski yerleşim noktası ise Odunpazarı Bölgesi. Burası birçok önemli tarihi ve turistik yapıyı bölgesinde bulundurur.

Tarihi Odunpazarı Evleri, Kurşunlu Camii ve Külliyesi, Atlıhan El Sanatları Çarşısı, Eskişehir Balmumu Müzesi, Lületaşı Müzesi ve Çağdaş Cam Sanatları Müzesi buradaki en önemli gezi noktalarından.  Porsuk Çayı, Haller Gençlik Merkezi ve İki Eylül Caddesi de önemli yerlerinden. Sazova Parkı, Şelale Park ve Kentpark ise Eskişehir’in ünlü parklarından ve çocuklar için cennet köşelerinden.

Eskişehir’de bir çok müze gezisi yapmanız mümkün. Bizim zamanımız kısıtlı olduğundan sadece çocuklarında ilgisini çekeceğini düşündüğümüz Eskişehir Balmumu Müzesi’ni ve  Çağdaş Cam Sanatları Müzesi’ni gezebildik. Balmumu müzesinde bir çok ünlü’nün balmumu bulunuyor, bizim en sevdiğimiz köşe ise tabii ki bu oldu…

Çağdaş Cam Sanatları müzesi ise hemen Balmumu Müzesi’nin yanında yer alıyor. Çok büyük bir müze değil ama içinde camdan çok güzel eserler var. Bir de bildiğiniz gibi Eskişehir lületaşı ve lületaşından yapılmış eşyaları ile çok meşhur. Gitmişken lületaşı bir obje almadan dönmeyin. Bunun için Atlıhan El Sanatları Çarşısı ve Çağdaş Cam Sanatları Müzesi içinde bulunan küçük dükkanları gezebilirsiniz.

İlk günümüzü müzeleri, Odunpazarı Evleri’ni ve çarşıları gezerek geçirip, öğleden sonra otelimiz TASİGO‘ya giriş yaptık. 5 yıldızlı Tasigo Termal Otel‘i içinde ki Aden Spa merkezi, lüks restoranları ve manzarası ile ben çok beğendim. Termal havuzlarında çocuklar çok eğlendi, bizlerde SPA’sında güzel masajlarımızı yaptırdık. Çocuk oyun odası ve havuzu için çocuklu ailelere kesinlikle öneririm Tasigo Otel’i. Sadece yer olarak çok merkezde değil Eskişehir’in tepesinde yer alıyor.

İkinci gün sabahı, otelimizde harika açık büfe kahvaltımızı yaptıktan sonra Porsuk Nehri‘ne tekne turu yapmak üzere yola çıktık. Buradan kalkan 10-15 kişilik tekneler ile 15-20 dakikalık nehir turu yapabiliyorsunuz. Eğer 2 kişiyseniz ve daha kısa bir tur yapmak isterseniz gondol turu’da tercih edebilirsiniz. Nehir kenarında kısa bir yürüyüş yaparak cafelerinden birisinde oturup biraz keyif yapmanızı öneririm. Köprünün iki başında bulunan aslan heykelleri ise şehri korusun diye yapılmış.

Poysuk çayı’ndan Kentpark‘a doğru yola çıkıyoruz. Kentpark Eskişehir’in en popüler noktalarından birisi özellikle yaz aylarında. Çünkü Türkiye’nin ilk yapay plajına sahip, denizi olmayan bir şehirde plaj yapılması fikri çok ilginç değil mi?  Gerçek deniz kumu kullanılarak yapılan plajın içerisinde yüzme havuzları bulunuyor.

Toplam 300.000 m2 lik alana sahip olan parkta plajın dışında, restoran, kafeler, çocuklar için oyun alanları ve büyük bir yapay gölet bulunuyor.

Kentpark’ın yeri eskiden mısır tarlasıymış, tarladan böyle bir hale gelmesi, bunun hayata geçirilmesi gerçekten beni etkiledi. Düşünsenize deniz olmayan bir şehirde insanlar kumun üzerinde yatıp güneşlenebiliyor ve deniz gibi büyük yapılmış havuzlarında yüzüyor üstelik girişi ücretsiz…

Kentpark’ın hemen ilerisinde 2008 yılında açılan Sazova parkı’na geçiyoruz. Gene bu park içinde kendinizi kaybedebilirsiniz. Özellikle çocuklar için içinde Masal ŞatosuUzay EviKorsan Gemisi, Sazova Parkı Akvaryumu ve Bilim Deney Merkezi gibi bir çok aktivite bulunuyor. Ben en çok yemyeşil kocaman alanlarını sevdim. Tüm çocukların nefes alma, koşturup eğlenmesi ve keyifli zaman geçirmesi için çok güzel bir yer.

Sazova Parkı için en az bir gününüzü ayırmanızı öneririm. Biz yarım günde biraz koşturmak zorunda kaldık ve hepsini tamamlayamadık.  Sazova Parkı’na girişi ücretsiz. Ancak içerde yer alan birimlerde giriş ücretleri farklılık gösterebiliyor. Park haftanın her günü ziyarete açık ama gene içerisindeki birimlerin ziyaret saatleri ve günleri farklı.

Eti Sualtı Dünyası Ziyaret Günleri ve Saatleri: Haftanın 7 günü 10:00 ile 19:00 arası.Bilim Deney Merkezi Ziyaret Günleri ve Saatleri: Pazartesi hariç hafta içi 11:00-16:00 arası saatlik seanslar.Uzay Evi Ziyaret Günleri ve Saatleri: Pazartesi güleri hariç 11:00 ile 15:00 arasında. Hafta sonları ise 11:00 ve 16:00 arasında. Masal Şatosu Ziyaret Günleri ve Saatleri: Şato pazartesi günleri kapalı. Diğer günler 10:00 ile 17:30 arasında ziyarete açık ancak şatoda farklı konseptte turlar var ve bu turlarla geziliyor.

Son olarak Eskişehir’de ne yenir, içilir:) Tabi ki öncelikle ÇİBÖREK ama,

ÇİĞ DEĞİL ÇİBÖREK 

“Kırım Türk mutfağının baş taçı çibörek, uzun yıllardır özellikle bu işin ticaretini yapan kişilerin bilmeden yaptıkları hatadan dolayı yanlış tanıtılmakta. Kıpçak boyundan olan, Kırım Türklerinin kullandığı eski kıpçak lehçesinde çi kökü enfes, leziz anlamını vurgulamak için kullanılır. Dolayısı ile çibörek enfes, leziz börek olarak tanımlanır. Kızgın yağda pişirilen bir aşın çiğ olması zaten mümkün değildir.”

Bu yazıyı bir çibörek’çinin kapısında okudum ve sizlerle paylaşmak istedim. Çiböreği Eskişehir’de bir çok restoran, cafede bulabilirsiniz.  Benim size tavsiyem ise; Eskişehir Mutfağı ÇiBörek Evi (Akarbaşı Mh. Atatürk Bulvarı No:97, 26020) ve Papağan Çibörek (Gerçi Papağan’da Çiğbörek diyorlar biraz karışık bir durum ben çözemedim:) (Köprübaşı Cad. Yalbı Sk. No:5. Odunpazarı) Çibörek dışında Balaban köfte diye ünlü yöresel bir et yemekleri buluyor.

Akşam şık bir yemek yemek, güzel canlı müzik dinlemek isteyenler için “222 Park” diye bir yeri önerebilirim. Bu mekanın içinde birden çok restoran, clup bulunuyor. Adresi: Hoşnudiye Mah. İsmet İnönü-1 Caddesi No: 103 26130

Biz içinde bulunan Sish Steak House’da güzel bir akşam yemeği yedik. Etleri ve mezeleri gayet lezzetliydi.

Tabii birde meşhur Gaga var:) Kime sorsanız Eskişehir’de burayı tavsiye ediyor. Hem manzarası hem yemekleri için güzel olduğu söyleniyor. Bizim turumuz da aslında Gaga restoran da son buldu ancak benim trenim erken saatte olduğundan Gaga’da yemeğe katılamadım. Artık ona da siz gidip yemekler güzel mi diye bana yazarsınız:)

Eskişehir’den Met helva almadan sakın dönmeyin. Saray helvasına benziyor ama onun biraz daha değişiği ve bence lezzetlisi. Ben bayıldım bu helvaya ve eve dönerken 5-10 paket birden aldım:) Bunun içinde Odunpazarı’nda bulunan Tarihi Balkan Helvacısı‘nı öneriyorum. Önünde kuyruklar oluyormuş.

Önümüzde ki günlerde 1 Mayıs, 19 Mayıs gibi kısa tatiller için çok ideal bir rota Eskişehir. Gezilecek çok yerler, yapılacak çok işler var Eskişehir’de. Treninize binip gidin:)

Bir tatil yazımın daha sonuna geldim, bu yazımı yazarken bir yandan da valizimi hazırlıyorum başka bir macereya doğru.

Acaba nereye? 🙂