Geçtiğimiz hafta Etiler’in yeni gözdesi, en son etçisi Scarlet Steakhouse’a gittim ve  harika yemeklerini, ortamını deneyimledim. İşte size bir et restoranından çok daha fazlası olan Scarlet’in hikayesi.

Sizinde fark ettiğiniz gibi et restoranı diyince son yıllarda akıllara sadece Etiler geliyor. Günaydın Kebap Restaurant, Develi, Elbet Steakhouse, Nusr-Et Steakhouse ve ara sokaklarda da benim adını bile bilmediğim bir çok kebapçı bulunuyor. Geçen gün birisinin “Etiler’den geçerken et kokuyor resmen” dediğini okumuştum:) Ve bu işin en eski ve iyilerinin başında kuşkusuz ki Günaydın Kebap geliyor. Günaydın kendi içinde öyle iyi çalışanlar yetiştirmiş ki bir süredir Günaydın’dan ayrılan kişiler, ekipler ayrı ayrı kendi yerlerini açıyor ve başarılarını buralarda devam ettiriyorlar. İşte Scarlet’in hikayeside aslında Günaydın’da başlıyor. Bir çok çalışanları ve kurucusu Günaydın Kebap’dan ayrılan bir ekip. Ama hikayeleri Günaydın’da başlamış olsa bile asıl önemli olan kendi yollarını çizerek kendi markalarında farklar yaratarak, yeniliklerle yollarına devam etmeleri.

Scarlet Steakhouse’da yaklaşık bir ay kadar önce açılmış ve çok kısa bir süre içinde Etiler’in en iddaalı et restoranlarından birisi olmuş bile…

Bundan yaklaşık 1 ay kadar önce yakın, çok sevdiğim arkadaşlarım sosyal medya hesaplarında, kebapçıdan bir sushi fotoğrafı paylaşmışlardı. Nasıl yani dedim! Hem mekan yeni hem bir etçide sushi yiyorlar, noluyor orada diye aradım hemen:) O gün henüz açılışını bile yapmamış Scarlet’den ve hikayelerinden haberim oldu diyebilirim.  Üstelik Scarlet’in yerinde ki daha önceden ev olarak kullanılan o villanın arkadaşlarımın annesinin eski evi olduğunu da öğrendim. Yani Scarlet’in olduğu yerin bahçesinde, arkadaşımın oğlunun doğumgünü partilerine giderdik. Böyle sushiler, böyle yerinin manevi değeri falan derken değişik bir merak içinde koşa koşa gittim Scarlet’e. Sağolsun mekanın işletme müdürü Metin Çalışkan benimle çok ilgilendi.

 

Kurucu ortaklarından Süleyman Dilek‘le de tanışma fırsatı buldum. Nusr’et’te, Elb’et’te olduğu gibi, Cüneyd Asan’ın Günaydın ekolünden ayrılan bir isim Süleyman Dilek. Metin bey’de onunla birlikte 5,5 sene Günaydın’da beraber çalışmış.

Peki gelelim mekanın farkına, atmosferine.

Kendilerine ‘yeni nesil steakhouse’ diyorlar.

Öncelikle yer olarak Etiler’de ana yol üzerinde değil Nusret’in hemen arkasında ki sokağın başında yer alıyor. Çok şık bir girişi var, iç kısmı oldukça geniş, siyah mermer masalar dikkat çekiyor. İçeriden dışarıya doğru açılan bahçe kapısının önünde uzunca bir bar bulunuyor. Hemen söylemeliyim ki kokteyl konusunda da çok iddaalılar. Kendi hazırladıkları değişik harika kokteyleri var. Sizlere kesinlikle Refreshing ve Makler‘i içmenizi öneriyorum. Ben bayıldım özellikle Makler en favori içkileriymiş. Nar tozu var içinde votka ile hazırlanıyor. Refreshing ise çok hafif ama bir o kadar da farklı içinde biberiye bulunuyor. Yemek dışında barına içki içilmeye gidilecek kadar güzel bir ortam olduğunu söylemeliyim. Kokteyl fiyatları 40-45 TL arasında.

Bahçesinde ki masalar ise yeşilliğe bakıyor şehrin gürültüsünden uzuk, çok sakin. Bahçenin ortasında yemek yiyor hissine kapılıyorsunuz.  Yazları iç mekanın tavanı ve  duvarları açılıyor. İç mekanda tavanın tam ortasından kırmızı camlar geçiyor, ve mekana kırmızı ile değişik bir atmosfer katıyor. Ayrıca şık salonu, barı ve bahçesi dışında VIP odaları da var, önümüzde ki anneler / babalar  günü kutlaması için VIP odalarına rezervasyon yapabilirsiniz.

Sevgili Metin Çalışkan bana Scarlet ile ilgili güzel bilgiler verirken ben de bir taraftan harika etleri yemekle meşguldum. Neyiniz enterasan hiç bir yerde yok diye sorduğumda Et Sushi ve Brezilya döneri “Churrascaria” kesinlikle diyor… Et sushi, dana carpaccio’dan yapılıyor, içinde avokado, salatalık ve mayonezli bir sosu var ve susamlı olarak servis ediliyor. Churrascaria ise brezilya döneri diye geçiyor ve normal döner gibi dikine değil, enine kesiliyor. Ben az pişmiş çiğ et pek sevmem ama bu churrascaria’ya bayıldım. Menüsünde değişik olarak harika makarnalar var. Bunlardan birisi et mahsullü makarna içerisinde bolca et bulunuyor:)

Dana kaburga mutlaka yemelisiniz,  5,5 saat bekletilerek yapılıyor ve incecik bir kemik üzerinde servis ediliyor. Öğlenleri barbekü sosla, akşamları kırmızı soğanlı, rokforlu sosla hazırlanıyor. Ben barbekü soslu olanı çok beğendim. Nefisss..

Dana ilik ve kuzu küşleme’de menüsünde favoriler arasında yer alıyor. Sucuk, sosis, köfte, salata, makarna ve harika başlangıçları dışında dinlendirilmiş et seçenekleri de oldukça fazla. Etlerin fiyatları ise 70 TL ile 110 TL arasında değişiyor. Başlangıçlar ise 30-50 TL arasında. Menüsünde dikkatimi çeken ise karides çeşitleri oldu, karides tempura, ızgara jumbo karides, karides topları gibi bir çok çeşidi var yemedim ama eminim çok lezzetlilerdir. Fiyatların da diğer Etiler steakhouse’lara göre daha uygun olduğunu söylüyorlar,  dana lokum bir çok yerde 4 parça servis edilirken Scarlet’de 5 parça olarak servis ediliyormuş.

Tüm bu etleri ve sosları hazırlayan Şef Mehmet Çalışkan ile sohbet ettiğinizde işini ne kadar severek yaptığını anlıyorsunuz. Etleri haftada 3-4 gün gidip seçerek alıyorlarmış ve 28 gün dinlendiriyorlarmış. Bir çok etçi aynı dinlerme işini yapabilir bir çoğu aynı yerden et alabilir ama bizim farkımız işimizi aşkla yapıyor olmamız diyor ve ekliyor;

Et işi aşk işi… Eti aşkla doğru kesmek doğru kullanmak önemli…

Üstelik Scarlet’de perşembe, cuma ve cumartesi akşamları  DJ var, güzel müzikler çalıyor. Jazzy lounge, ilerleyen saatlerde ise ses biraz daha yükselerek house tarzında çalıyorlar. Zaten kokteyllerini kendilerinin değişik tatlarda hazırladıklarını ve bu konuda çok çok iyi olduklarını yazmıştım.

Bu kadar etin üzerine hayatta tatlı yemem demiştim ki. Ekmek ve tatlı ustası Murat İkiz ile tanışana kadar. Murat usta masaya gelip bana tüm tatlıların günlük olarak taptaze ve gıda boyası, kabatma tozu hiç bir katkı malzemesi kullanılmadan yapıldığını anlatınca hemen bir Napolyon sipariş verdim:) Nedir bu napolyon baklava mı künefe mi diyeceksiniz ama değil napolyon çilekli milföy!

Evet bu kebapçıda klasik et üzerine yenilen tatlıların hiçbiri yok onları unutun:) Havuç dilimi veya katmeri sakın sormayın. Burada Krem brüle, Tiramisu, Milföy var.. Abartmıyorum Scarlet’e sadece tatlı yemek için bile gidebilirsiniz… Bir çilekli milföy var ki gerçekten parmaklarınızı yiyorsunuz, benim hayatımda yediğim en iyi milföy diyebilirim. Kreması çok çok hafif  üzerine bir tane daha yemek istiyorsunuz:)

Zaten et yedikten sonra hafif tatlılar yenilmeli diyor Murat Usta ve daha menüde olmayan ama ara ara denedikleri bir çok tatlıdan bahsediyor. Şekersiz incir tatlısı, unsuz kek gibi. Murat Usta sadece pasta tatlı konusunda değil hamurla ilgili aklınıza ne geliyorsa yapıyor. Makarna, ekmek. Hele ekmek çeşitleri dehşet domatesli, zeytinyağlı soğanlı, çikolatalı… Ayrıca usta kendim yemediğim hiç bir yiyeceği müşterinin önüne çıkartmam her gün tadına bakıp veririm diyecek kadar da işinde titiz. Menüye çok yeni olarak dondurma geliyor üstelik o da öyle klasik değil “yoğurtlu dondurma”  Valla bir et restoranında böylesi iyi bir pasta-tatlı şefi olması şaşırtıcı değil mi?

Hem Mehmet usta hem Murat Usta alaylı, yıllarını vermişler bu işe. Oldukça tecrübeliler ne diyim ellerine sağlık her ikisininde…

Scarlet ile ilgili değişik bir bilgi daha ; arap misafir kabul etmiyor olmaları. Evet kapalı, çok kara çarşaflı ve diğer misafirleri rahatsız edeceklerini düşündükleri arapları kapıdan geri çeviriyorlarmış. İleride başka şube olma fikri var mı dediğim de evet düşünüyoruz dedi Metin bey. Aa ne güzel Anadolu yakası falan mı derken New York da açmayı istiyoruz, planlıyoruz dedi. Ne güzel olur NewYork’da şık bir türk steakhouse yeri.

Scarlet, Etiler Nispetiye Caddesi, Seher Yıldızı Sokak’ta. 12.00-02.00 saatleri arasında açık. Rezervasyon için 0212 265 52 65 numaralı telefonu arayabilirsiniz. Ayrıca haftasonları ve akşam saatlerinde çok kalabalık olduklarını söyleyebilirim.

 

 

 Giderseniz benim için bir et sushi, bir dana kaburga bir napolyon yiyin ve mutlaka yanında makber için…
Seviyorum böyle yaratıcı, şık mekanları.