Bu hafta ne yazacağımı uzun uzun düşündüm!

Planımda yılbaşı süslemeleri ile ilgili bir yazı paylaşmak vardı. Taa ki İstanbul son dakika haberleri ile çalkalanana kadar…AVM’leri gezecek sizler için yeni yıl hazırlıklarını tek tek anlatacaktım.. Ancak bazen gerçekten hayat planladığın gibi olmuyor. John Lennon tam da bu sözü böyle zamanlar için söylemiş bence;

“Hayat, siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir.”

Gerçekten şu an ne yılbaşı umurumda ne AVM’ler ne de yılbaşı süsleri. Şu an sadece durmak istiyorum. Bir koltukta oturmak, fonda Zülfi Livaneli – Karlı Kayın Ormanı çalsa mesela.. Elimde bir fincan kahve veya demli bir çay farketmez! Böylece bıraksanız beni.. Saatlerce, günlerce öylece otursam.

Ne ölümden korkmak ayıp, Ne de düşünmek ölümü..

Diyor şarkının sözlerinde Nazım Hikmet. Bu şarkıyı çok küçüklüğümden beri dinlerim. Rahmetli babamın pikabı vardı, akşamları Zülfi Livaneli, Barış Manço, Ruhi Su, Zeki Müren plakları dinleyerek büyüdüm ben. Yüzlerce kez dinlememe rağmen bugün anladım Karlı Kayın Ormanı şarkısında geçen bu sözün içindeki hissi.. Hadi siz de basın linke, YouTube’dan dinleyin bakalım, aynı his gelecek mi sizede?

Halep’de çocuklar katledilirken, güzel ülkemde masum insanlar hiç uğruna ölürken, bombalar sık sık patlarken, oğullarımın okulundaki 2 kardeş bir gecede küçücük yaşta babasız kalırken, Facebook’ta güvendeyim diye saçma sapan mesajlar bırakılırken, İstanbul son dakika haberlerine kilitlenmişken anladım ki; Ne ölümden korkmak ayıp, Ne de düşünmek ölümü..

Evet ilk defa olmuyor çok acılar gördüm ben bu ülkede yaşayan herkes gibi.. Her seferinde ayağa kalktık her seferinde güneş yeniden bir şekilde doğdu..

Elimizdeki her anın, aldığımız her nefesin, gördüğümüz her şeyin kıymetini bilerek yaşamaya, sevmeye ve tüm bunlar için şükretmeye devam etmeliyiz. Başka şansımız yok, başka İstanbul yok

Mevlana’nın dediği gibi belki de “Güzel Günler Sana Gelmez Sen Onlara Yürüyeceksin”

Boşverelim demiyorum yazımdan hayat devam ediyor gibi bir sonuç çıksın da istemem, içim acıyor benim.. İçim acımakla kalmıyor adeta oluk oluk kanıyor benim! Ama güzel günlere içimdeki acılarla birlikte yürüyeceğiz. Herkese inat herşeye inat güzel günlere gideceğiz.

Hadi o gelmiyorsa biz ona yürüyelim hatta koşalım var mısın?