Evet sanırım öyle herkesin yaşadığı bir tecrübe değildir kimono giyinip sokaklarda dolaşmak:) Ben yakın bir zaman içinde bunu yaşayan birisi olarak sizlere neler hissettiğimi, nasıl bir duygu olduğunu anlatmak istedim.

Öncelikle Kimono nedir, tarihi nasıldır gibi kısa bir bilgi vererek başlamak istiyorum. Kimono Japonya’nın geleneksel giysisidir. T şeklinde, ayak bileğine kadar uzanan düz hatlı, yakalı ve uzun kollu bir giysidir. Kollar özellikle bileklerde çok geniştir, genişliği yaklaşık olarak yarım metreye kadar ulaşır. Kimono’nun desenleri, renkleri ve üzerindeki şekiller hangi mevsimde giyilmesi gerektiğini veya kimlerin nerede giyinmesi gerektiğini belirler. Tabii artık günümüzde kimono genellikle özel günlerde ve kadınlar tarafından giyiliyor. Ben Tokyo sokaklarında kimono ile dolaşan kimseye rastlamadım ancak sokaklarda denk geldiğim gelin&damatlar oldu, düğüne katılanlarda ve evlenen çiftlerde çok şık kimonolar vardı.

eylemmania-tokyo-dügün

 

Roppongi bölgesinde Kimono kiralayabileceğiniz pek çok yer var. Benim gittiğim «Sakura photo studio kiyomi» adında küçük ama temiz bir yerdi. Gitmeden randevu almanız gerekiyor. Ayrıca fiyatlar da, hem kimono çeşidine göre hem de saç- makyaj yaptırma detaylarına göre değişiyor.

Randevunuzu alıp, ev/ofis tarzında bu özel yere girdiğinizde sizi ayrı bir dünya bekliyor. Öncelikle askılarda onlarca kimono çeşidi ile karşılaşıyorsunuz ve ilk olarak içlerinden bir tanesini seçmenizi istiyorlar. En eğlenceli kısmı bence burası! Siyahlar, fuşyalar, morlar, pembeler, dallı budaklı olanlar bir sürü çeşit kimono var. Modelller birbirine çok benziyor, hepsi uzun, hepsinin kolları geniş ancak renk desen cümbüşü içinde zor karar veriyorsunuz.

Benim kafamda kimonomun illa kırmızı olması vardı, ama oraya gittiğimde pembe bir kimonoya gönlümü kaptırdım:) Uzun süre düşünüp taşındıktan sonra kimono seçiminize göre bele bağladıkları Obi adı verilen kuşağı seçmeye sıra geldi. Neyse ki bu konuda bana yardımcı oldular. Genelde kimono rengine zıt renkler, farklı desenler olması daha iyi oluyormuş. Ne giyineceğinize karar verdikten sonra işin en zorlu kısım başlıyor…Kimonoyu giyinmek!

eylemmania-kimono-hazırlık

Kimonoyu giyinmek için kendi üzerimdeki kıyafetleri çıkarttıktan sonra, Japon bir kız gelip beni bir içlikle sıkı sıkı sarmaya başladı. Ne olduğuna tam anlam veremedim ama kimononun içine, nagajuban adı verilen daha kısa bir kimono içlik giyiliyormuş. Açık krem rengi düz bu içlikle sizi sıkıca sarıyorlar. Yani en azından beni sımsıkı sardı! Hatta yüz ifadem değişince bir parça insafa geldi:)

İçlik giyildikten sonra sıra kimonoyu üzerine giyinme ve Obi adı verilen geniş bir kuşak ile arkadan bağlanma kısmı vardı. Bu obi’nin de arkadan bağlanma detayı çok önemli. Öyle kocaman büyük bir fiyonk ki, taşıması bile zor. Zaten içinizdeki sizi sıkıyor, üzerine bir de böyle bir yük ben kimononun içinde kendimi ağırlaşmış hissettim.

Gelelim ayaklara… Kimonolar genellikle ayakkabı yerine yüksek tahtalı geta veya zori adı verilen geleneksel tahta sandalet/ terliklerle ve tabi adı verilen çoraplarla giyiliyor. Bu çoraplar da normal bildiğiniz çoraplardan değil, en ayırt edici özelliği başparmak yerinin de örülmüş olması. Çorapta başparmak ile diğer parmaklar arasında sandalet bağının geçmesi için oyuk bulunuyor. Hal böyle olunca ben bu çorapları ve sandaletleri giydiğimde bayağı bir gülme olayı yaşandı.

15-20 dakika gibi bir sürede giyinme işim tamamlanmış oldu, saçımın örülme ve saça aksesuar takılma işinden sonra gene aynı mekandan kıyafetime uygun olarak seçtiğim minik çantalardan birini kaparak düştüm yollara…

Evet evet yanlış okumadınız! Kış günü kimono ve parmak arası benzeri sandaletlerim ve beyaz çoraplarımla çıktım Asakusa sokaklarına.

 

İnsanlar o bölgede alışık tabii böyle kimono kiralayıp Japon olmayan turistlerin de kimono giyinip dolaşmalarına… Ama ben kendimi başlarda çok garip hissettim. Herkes bana bakıyormuş gibi! Zaten 15-20 dk yürüdükten sonra içlik ve obi sıkmaya başladı, ama Asakusa Sensoji Temple’ lı da görmek için çok yürümek durumunda kaldım. Yol boyunca bizi durdurup fotoğraf çekmek isteyenler oldu. Çok eğlenceli bir iş aslında Geyşa edası ile Tokyo sokaklarında dolaşmak:) Sadece uzun süre bu kıyafetlerin içinde kalmak gerçekten zor benden söylemesi…