Bilenler bilir ben Kadıköy-Moda doğumluyum. Ve bundan dolayıda çok mutluyum. Bütün çocukluğum moda parkında, moda sahilinde geçti. Güzel bir çocukluğum oldu benim, en az Moda kadar güzel… Çocukluğumda ki tek eksiğim ise aile büyüklerim oldu… Anneannem, dedelerim ben daha doğmadan göçüp gitmişlerdi. Sadece çocukluğumdan bildiğim bir tek babaannem vardı.  

Şimdi bütün bu yukarıda yazdıklarımın DEM ile ne ilgisi var değil mi?

Geçtiğimiz hafta Karaköy’den bildiğim DEM‘in Moda’da yeni açılan şubesine gittim. Yola çıkmadan ınstagram hesabından adresine baktım. “Şair Nefi” sokak aa dedim iyi bildiğim bir sokak. Moda İlkokulu yakınından Dem’i aradım sokağın ne taraftında kaldınız acaba diye Pelin Pastanesi’ni biliyor musunuz onun karşı çaprazı dedi telefonda ki ses. Pelin Pastanesi çocukluğum demek, babaannem demek bilmez miyim? Sokakta ilerledim DEM Moda’nın çok şık şeker girişini gördüm. Ama asıl konu DEM’in açıldığı yerin babaannemin evinin yanında olmasıydı… Babaannem vefat ettiğinde sanırım 11-12 yaşlarındaydım. O yaşıma kadar da her pazar günü babamın elinden tutup evimizden çıkıp yürüyerek o apartmana, babaanneme gittiğimizi dün gibi hatırlarım. Ailecek pazar kahvaltısı yapılırdı o evde, babaannem pazılı pişi pişirirdi, nasıl severdim… DEM önünde durdum uzunca bir süre apartmana baktım o pişi kokusunu duydum. Duygu yüklü bir şekilde DEM’in kapısından içeriye girdim.

DEM’in içi de dışı gibi çok şirin döşenmiş. Her köşesinde ayrı bir hikaye var sanki. Bir de ben girdiğimde masalardan birisinde “Derya Köroğlu” oturuyor fonda “Yeni Türkü” çalıyor nasıl tatlı bir ortam düşünün.. Hele girişte duran bu büyük masaya bayıldım. Üzerinde yazan notlar çok şeker değil mi?

DEM çay severlerin mutlaka gitmesi gereken bir cafe. Çay çeşitlerini ve menüsünü gördüğünüzde şaşıp kalıyorsunuz. Hepsini denemek istediğim için açıkcası ben çok zor karar verdim. Öyle tek bir bardak çay içip kalkmanız mümkün değil. Çünkü Dem’de 60 çeşit çay var evet doğru okudunuz 60!  Bildiğiniz türk çayının bile çeşitleri var Giresun- Diyarbakır – Rize gibi. Rize çayının ismi “Hemşin Çayı” ismine bayıldım:) Çin -Japon çayları, beyaz çay, yeşil çay, siyah çay, tütsülenmiş çay, pu-erh çayı, kırmızı çay ve bitki çayından oluşan 60 çaylık yelpaze. Ev yapımı buzlu çaylarını saymıyorum bile… Çay dışında menüsünde   atıştırmalıklar, harika tatlılar ve zengin kahvaltı seçenekleri bulunuyor. Kahvaltı ve yumurta çeşitleri konusunda da bence oldukça iddaalılar. Ben öğlen saatlerinde gittiğim için biraz karnım açtı, bergama tulumuyla hazırlanmış tane kimyonlu, süzme yoğurtlu nefis bir mücver yedim. Yanında tütsülenmiş çayla…

Tütsülenmiş Çay

Nasıl oluyor diye merak edenlere biraz bilgi; bende ilk defa DEM’de içtim. Siyah çay çeşidi olan tütsülenmiş çay, efsaneye göre ordu tarafından işgal edilerek yağmalanan bir çay fabrikasının sahibinin, geri kalan çaylarını kurtarmak için odun ateşinde kurutması denemesiyle ortaya çıkıyor. Dumanı emen siyah çay yaprakları, tütsülenmiş oluyor. Ağırlıklı olarak Batı’da tüketilen bu çay sade ya da hafifçe tatlandırılmış olarak tercih ediliyor. Ben çok beğendim. Denemenizi tavsiye ederim.

Bir çay rafı var içinden istediğiniz çayı seçebiliyorsunuz, size uzun uzun anlatıyorlar. Aynı zaman da çay almanız için de böyle harika bir dolap var. Alıp evinizde demleyip içiyorsunuz:)

Menüsünde bulunan;

OOLONG ÇAYI,

Benim merak ettiğim diğer çay çeşidi oldu bunu da bir sonraki gidişimde deneyeceğim. Yeşil çay ve siyah çayın arasında bir tatmış oolong çayı. Toplandıktan sonra kurutulan ve çok yüksek sıcaklıkta hem fermente edilip hem de fırınlanan bu özel çayın fermastasyon süresi, istenen sonuca göre uzun ya da kısa tutulabiliyor, bazı bölgelerde yapraklar daha sonra hafifçe kavrularak çayın hafif bir kestane aromasına sahip olmasını sağlıyormuş. Oolong çayı Çin ve Tayvan’da en çok tüketilen çaylar arasında yer alıyormuş.

Kırmızı çay, Beyaz çay, PU-ERH çay hepsinin mayalanması, fermantasyonu, nasıl hazırlandığı menüsünde ayrı ayrı yazıyor. Hepsini buraya yazmayacağım gidin okuyun, için…

Atıştırmalık, tuzlu ve tatlı hazırlanan yiyecekler de son derece sağlıklı. Pancake yedim ama öyle bildiğiniz pancakeler den değil. Yer Fıstıklı Yulaflı Pancake, unsuz olarak hazırlanıyormuş, içinde yer fıstığı kreması ve taze meyveler bulunuyor. Biraz değişik bir tat ama ben beğendim. Harika gözükmüyor mu?

DEM’de yaklaşık 2-3 saat oturdum. Bol bol yedim, içtim. İlginç bir olaya da denk geldim iki genç kız girdi içeriye oturdular, iki tane latte kahve istediler. Garson biz de latte yok hatta biz de kahve yok dedi. Aa peki o zaman deyip çıktılar:) Yani DEM kahvecilere göre değil, çayçıların yeri:)

Bu da Moda’nın meşhur kedilerinden birisi belli ki Dem’in ilk müdavimlerinden olmuş bile:) Sizde gidin DEM’i çok seveceksiniz. Yanında bulunan ASUMAN’ı haftaya özel yazacağım ama dip not DEM’e kadar gitmişken mutlaka Asuman’a da uğrayın…

 

ÇAY henüz her şey bitmedi demektir…

Cezmi Ersöz