Koşuyorsak sebebi var! 

Koşmak, koşmak, koşmak! Evet son birkaç yıldır ülkemizde koşmak çok moda. Birçok koşu grubu kuruldu, hepsi sabahın altısında yedisinde toplanıp sokaklarda koşturuyor:) Koşmak aslında grup sinerjisini yaşamak, hem spor yapmak, hem sosyalleşmek… Bence güzel hareketler bunlar. Benim de yurt dışı maratonlarını takip eden, koşu sever birçok tanıdığım ve arkadaşım var.

İstanbul-maratonu-eylemmania-kosmak

Benim katılabildiğim tek koşu organizasyonu ise “Vodafone İstanbul Maratonu”  Son 3 senedir İstanbul Maratonu’nda 10K koşuyorum. Bu organizasyonun en güzel yanı ise Adım Adım ile iyilik peşinde koşmak ve sivil toplum kuruluşlarına destek olmak. Adım Adım tarafından geliştirilen İyilik Peşinde Koş Platformu ile yardımseverlik koşusunun her adımı tek bir sistem üzerinden yürütebiliyor ve bağışlar çok sistematik bir şekilde sivil toplum kuruluşlarına ulaşıyor. 3 senedir “TOG” Toplum Gönüllüleri Vakfı için koşuyor, bağış toplayarak destek olmaya çalışıyorum. TOG Türkiye’nin 80 şehrinde tespit ettikleri ihtiyaçlar doğrultusunda gençler için çok güzel projeler üretiyor ve gençlerin sosyal sorumluluk eğitimlerini destekliyor.

maraton-eylemmania-kosmak-TOG-gonulluleri

İstanbul Maratonu’na katılan o kadar çok ve güzel sivil toplum kuruluşları var ki hepsinin kendi t-shirtleri, pankartları, kendi renkleri, sloganları var. Görseniz köprü girişi rengarenk. Hepsi inanarak koşuyor. Bu duygu yükünü yaşamak için ve bir parçası olmak için bile koşulur. Bence bu ortam çok profesyonel koşucular için değil zaten, gönlünü veren benim gibi yılda bir kez koşanlar için. Hatta ben koşu sırasında bir kaç arkadaşımla karşılaştım hepsi bir sivil toplumu için güzel bağışlar toplamış koşmaya gelmiş. Aralarında “Nasıl geçecek, yapar mıyız, hayatımızda ilk defa 10K yol gideceğiz” diyenler vardı. Bu bir sebep bence.. İyilik peşinde koşmanız için bir sebep. Bu maratonda koşmak bahane:)

istanbul-maratonu-kosmak-toplum-gonulluleri

Bu sene en çok dikkatimi çeken en güzel organize olmuş STK (sivil toplum kuruluşu) “ALİKEV” ve “İÇERİDE ÇOCUK VAR” oldu. Alikev,  Ali İsmail Korkmaz adına kurulmuş bir STK. Üniversite öğrencilerinin eğitim hayatına maddi kaynak sağlamayı hedefliyor. İçeride çocuk var ise  0-6 yaş arası cezaevlerinde yaşayan, anneleri ile büyüyebilmek uğruna , tutuklu ve hükümlü koğuşlarında büyüyen çocukların tek özgür alanı olan anaokulu/kreş yapım projesi. Koşarken en çok bu STK’ların çoşkularını izlemeyi seviyorum.

Bir de parkur öyle keyifli ki 15 Temmuz Şehitler Köprüsü Altunizade girişi gişelere gelmeden start alanı bulunuyor. Direk koşarak köprünün üzerinde buluyorsun kendini, manzara nefis her gün araba ile geçtiğin köprü üzerinden koşarak geçmek güzel bir duygu. Ancak köprü çok sallandığı için ben hızlıca geçmeyi tercih edenlerdenim:) Beşiktaş sapağı bir parça sıkıcı geçiyor etrafta hiçbir yer yok bir de bakmayın araba ile pıt diye bittiğine, uzunca bir yol aslında. Ama bitirip Barbaros Bulvarı’na girince yokuş aşağıya kendini bırakmak çok keyifli oluyor. Hele de sonunda en sevdiğim yol gelince.. Dolmabahçe Sarayı önünden ağaçlı yola girince çok mutlu oluyorum bir huzur geliyor bu yolda bana. Beşiktaş stadından sonra gene hızlanıp Karaköy’ü hızlıca geçtikten sonra Galata Köprüsü üzerinden bitişe geldiğimi hissediyorum. Ve benim için mutlu son. Bir İstanbul Maratonu daha biter.

İyilik peşinde koşmaya devam..