Miami’ye kadar gitmişken Key West’i görmeden dönmek olmaz bence. Key West Amerika’da Florida Keys’in bir parçasında kendi halinde çok şirin bir sahil kasabası.

Araba ile Miami’ye uzaklığı 3,5-4 saat kadar sürüyor. Biz sabah saatlerinde 07:30-08:00 gibi yollara düştük. Yol nasıl güzel nasıl keyifli anlatamam. Sırf bu araba yolculuğunu yapmak için bile Key West’e gidilir bence:) Miami ’den yola çıkıp, US1 isimli yolu takip ediyorsunuz bu yol üzerinde bir çok köprü geçiyorsunuz ama en görkemlisi  “Seven Mile Bridge” 11 km uzunluğunda ki bu köprü üzerinden geçerken her iki tarafınızda bulunan deniz ve o denizin maviliği gerçekten muhteşem.

Seven Mile Bridge‘e hemen yanında bulunan eski bir köprü ile üzerinde artık kullanılmayan bir demiryolu eşlik ediyor. Ben çok nostaljik ve etkileyici buldum. Key West’e gitmek için gerçekten bu yol ve köprü bile sebebiniz olabilir.

4 saatlik yolculuğun ardından Amerika’ya gitmeden önce booking.com’dan rezervasyon yaptırdığımız “Hyatt Centric Key West Resort & Spa” otele yerleştik. Otelin konumu ve konpakt olmasını sevdim, deniz kenarında kendine ait küçük bir plajı da vardı. Ancak bir gece, sezon olmayan bir dönemi için biraz pahalı bulduğumuzu söyleyebilirim.

Otelden öğlen yemeği için çıkıp hemen Port of Key diye geçen marina gibi bir yerine gittik, burası, küçük içinde bir çok restoran, pub olan şirin bir marina. İçinde balıkçılar, balıkçı tekneleri ve bolca pelikanlar var:)

Port’ta ki en meşhur yer A&B Lobster House 1947 yılından beri sadece lobster yapıyorlar. 2 katlı hem açık alanı hem iç mekanı olan oldukça büyük bir retoran A&B Lobster House. Öğlen yemeğimizi alt katında yer alan Alonzo’s Oyster Bar’da yedik. Tabii ki bol deniz mahsülleri kalamar, midye, lobster:) Hatta o kadar beğendik ki akşam içinde rezervasyon yaptırıp üst katına akşam yemeğine gittik. Açıkcası akşamları ve üst katı çok daha şık yani öğlen yemeği yerine akşam yemeğine gitmenizi kesinlikle öneririm. Risottolu harika bir lobster yedim. Gidenlere tavsiye ederim. Fiyatları biraz yüksek gibi ama bence yediklerimiz ödediğimiz hesaba değdi.) Başlangıçlar 15-17 , lobster’lar 48-50, menünün en pahalısı büyük lobster 69 dolar civarında, makarna ve risottolu olan lobsterlar 35-40 dolardı.

Öğlen yemek sonrası karnımızı güzelce doyurduktan ve yol yorgunluğunu bir parça attıktan sonra Key West sokaklarında dolanmaya başladık. Hava çok sıcak olmadığı için rahat ettik ama yaz aylarında giden arkadaşlarım sıcaktan dolaşmanın mümkün olmadığını söylediler aklınızda bulunsun:) Key West’in en büyük özelliği Amerikanın en güney noktasında yer alıyor olması ve aynı zamanda Küba’ya en yakın noktası. Küba sadece 90 miles uzaklıkta yani 130-140 km kadar. Ama bu kadar yakın olmasına rağmen maalesef Key West’den Küba’ya ulaşım yok. Ferry gitmiyor, uçak ulaşımıda sadece Miami’den yapılabiliyor. Küba esintisini sokaklarda hissediyorsunuz bir çok küba purosu, sigarası satan yerler var. Key West’in tamamını 2-3 saatte yürüyerek gezebilirsiniz. Mallory Meydanı ve Duval Street diye gezilecek iki caddesi var. Duval Street’de bir çok incik boncukcu, hediyelik eşyacılar, minik minik mağazalar bulunuyor.

Cadde üzerinde olan yeme içme mekanlarını açıkcası ben pek sevmedim sadece Hard Rock Cafe‘nin ortamı ve binası bence güzel. Orada oturup bizde birşeyler içtik. Bu cadde üzerinde değil biraz daha sahil bir noktada belki araba ile gitmeniz gerekebilir biz önünden araba ile geçtik çünkü size keyifli bir retoran önerebilirim Louie’s Backyard Key West  yemedim ama ortamı güzeldi ayrıca oraların gene en meşhur bilinen restoranlarındanmış. Asıl olay ise sahilde akşamüzeri gün batımı imiş… İmiş diyorum çünkü maalesef otelden de söylemelerine rağmen biz sahil kısmını çok sevmedik bir dolanıp gün batımını beklemeden döndük çarşıya. Ama sonrasında bir çok yazıda okuduğumda ve bir çok giden arkadaşımdan duyduğumda çok pişman oldum. En güzel gün batımı yerlerinden birisiymiş Key West.. 🙁 Yani ben kaçırdım siz giderseniz gün batımı manzarasını sakın kaçırmayın..

Key West’te evler, restoranlar hep ahşap beyaz ve iki katlı her yer palmiye ağaçları gerçekten keyifli bir kasaba. Southernmost Point Guest House ve Butterfly Nature Conservatory binalarına mutlaka girip gezin derim.

En uç noktada bulunan Southernmost Point için kocaman bir teneke koymuşlar üzerinde burası Amerika’nın en güney noktası yazıyor. Ve önünde fotoğraf çektirmek için sıra bile bekliyorsunuz:)

Gece hayatı var ama publarda sokaklarda içmek şeklinde:) Biz ertesi günümüzü otelin sahilinde geçirdik. Denize girme konusunu zorladım ama başaramadım soğuk geldi ayaklarımı sokmakla yetindim. Öğleden sonra ise Miami için tekrar yola çıktık. Yani Key West için 1,5 gün yeterli oldu ama gerçekten şirin bir yer 2 gecede kalınabilir bence.

Miami dönüş yolunda Key West’den yaklaşık 1,5-2 saat kadar sonra, yol üzerinde Islamorada diye bir yerde durarak Robbie’s Tarpon Restaurantda yemek yiyip bir mola verdik. Sevdiğim bir arkadaşım tavsiye etti Islamorada’yı. Mutlaka durun vakit geçirin güzel bir yer diye.

Ayrıca içinde balık besleme balık tutma gibi aktivitelerde yapabiliyorsunuz. İnternet sitesinde çok detay var belki burada 1-2 saatten fazla bile geçirmek isteyebilirsiniz. Bende sevdim ve sizlere tavsiye etmek istedim. Sadece restoran da yok içinde küçük dükkanları olan deniz kenarında bir kaç mekan bulunan keyifli bir yer Islamorada.

Key West ve Islamorada’ya bir daha gidermiyim bilmiyorum ama her ikisini de keyifli ve huzurlıu bir yer olarak anacağım…