Açıkcası ben pek müzikal sevenlerden değilim ama dünya klasikleri, Broadway tarihinin en önemli müzikalleri ayağımıza kadar gelmişken de gidip izlemeyi tercih ediyorum. West Side Story (Batı Yakası’nın Hikayesi), geçtiğimiz hafta Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde izleyiciyle buluştu. Müzikal, 18 Mart tarihine kadar toplamda 21 kez Zorlu PSM’de sahnelenecek. Müzikalin Biletlerini Biletix‘den alabilirsiniz.

Ben West Side Story’e geçtiğimiz hafta büyük oğlumla birlikte gittim. Gösteri başladıktan üç beş dakika sonra Kuzey ben bu oyunu biliyorum okulda tiyatro kulübünde olan arkadaşlar oynadılar, izledim dedi. Çok hoşuma gitti bu yaşta çocukların okullarında böyle bir gösteri için hazırlanmaları ve sahneye koymaları, gerçekten bravo…

Ama tabii bizimki izlediği için şimdi şöyle olacak, şimdi kavga edecekler, sonunda şu ölecek deyip durdu gösteri boyunca:) Zaten müzikalın konusu ve sonu çok bilindik. Giden bir çok kişi hikayesini bilerek izliyor. Aslında ben de giden bir çok kişi gibi dansları, müzikleri ve sahne görseli için gidiyorum.

Batı Yakasının Hikâyesi, Arthur Laurents’in kitabından uyarlanmış, sinemadan önce ilk müzikal gösterimi 1957’de yapılmış.

William Shakespeare’in güncel bir Romeo ve Juliet uyarlaması olan film, gösterildiği dönemde büyük yankı uyandırmış, daha sonra defalarca müzikal gösteri olarak sergilenmiş. West Side Story 10 Oscar ve Grammy ödülü ile 20’den fazla ödüle de sahip bir müzikal…

Manhattan’da iki farklı sokak çetesinin, etnik ayrılıklar nedeniyle çekişmelerini anlatan müzikal’de kadro oldukça geniş. Porto Rikolu çete “The Sharks” ve ABD’li çete “The Jets”in rekabetini izlerken benim tarafım nedense Porto Rikolu Sharks’lardan yana oldu;)

Gösteri boyunca oyuncuların her birisi havalarda uçtu, dansçılar gerçekten çok yetenekliydiler. Şarkılar, sesler deseniz hepsi şahane. Ben özellikle başrolde yer alan Maria’nın (Natalie Ballenger) sesine, dansçı olarak ta Anita‘ya bayıldım. Instagram’da gösteri sonrası koyduğum bir fotoğrafımın altına oyuncularından bir kaçının yorum yazmaları da çok hoşuma gitti. Seyirci için “amazing” yorumu yapmışlar. Ne güzel…

Londra’da ve Newyork Broadway’de  bir çok müzikale, gösteriye gitme fırsatım oldu. Salon atmosferi olarak, sahne olarak tabii ki çok daha farklılar. Londra’da izlediğim The Lion King sahnesini ve salonunu hiç unutamıyorum. Ülkemize de böyle güzel showlar geldiği zaman değerlendirmeli ve izlemeliyiz diye düşünüyorum. Ben West Side Story’nin özellikle ikinci bölümden çok keyif aldım. Biletler tükenmeden almanızı ve West Side Story müzikali’ne gitmenizi tavsiye ederim.

Yaşasın Broadway:)